Amsterdam – Genel Bilgi

Amsterdam seyahatimizin başlangıç noktası aslında bir gezi isteğinden çok bir zorunluluk oldu diyebilirim. Tabi ki yurtdışına çıkarak yeni yerler keşfetmek her zaman ilk önceliğimiz fakat bu sefer Hollanda’yı biz değil, Schengen vizesinin bir kuralı yani vizenin alındığı ülkeden ilk giriş yapılması kuralı belirleyici oldu diyebiliriz. Fakat bu kuralın Hollanda gibi güzel bir şehri biraz erken gezmemize sebep olması diyebilriiz. Amsterdam aslında tüm dünyada gençler arasında sunduğu özgürlükler sebebi ile çok popüler bir tatil destinasyonu. Bu konulara ileride daha detaylı bir şekilde değineceğiz. Şimdi hemen kısaca şehri anlatmaya başlayalım.

1. Genel Bilgi: Amsterdam şehrinin bir milyondan biraz fazla bir nüfusu bulunuyor. Aslında aklımdaki ideal şehir nufusuna tam olarak uygun. Fakat bu az nüfus çok iyi şekilde eğitilmiş. Şehirde İngilizce bildiğiniz sürece halledemeyeceğiniz bir sorun bulunmuyor. Ayrıca tüm şehir tıpkı gönüllü turizm elçileri gibi çalışıyor. E tabi Turistleri bu kadar rahat ettirdikleri ve yardımcı oldukları içinde şehrin popülaritesi gitgide artıyor.

Amsterdam Hollanda’nın en tanınmış şehri. Başkent olarak herkes Amsterdam’ı bilir ama ülke aslında Lahey (Den Haag)’den yönetilmekte. Fakat Amsterdam Hollanda’nın finans, kültür, sanat, turizm merkezidir. Amsterdam sahip olduğu 1500’den fazla köprü ve mimarisi nedeniyle “Kuzeyin Venedik’i” olarak biliniyor.  Son zamanlarda Amsterdam’a gelen turist sayısı hızlı şekilde artarak yaklaşık olarak 4 milyon turist sayısına ulaşmış. Darısı bizimde sıfırdan çıkaracağımız turist merkezi şehirlerimizin başına diyelim artık.

Amsterdam denince ilk aklımıza gelen şey tabiki bisikletler, ot içmek, kanallar, parklar ve Türkiye’de sık sık espri konusu olan eşcincel evlilikler olsa gerek. Fakat bu şehir nasıl bu hale geldi. Kısaca bir inceleme sonucunda topladığımız bilgileri toparlayacak olursak; Amsterdam eskiden küçük bir balıkçı kenti aslında. 13. yüzyılda bu bölgeye gelen maceraperestlerin şehri inşa etmeleri ile önem kazanmaya başlamış. Bot inşası ve bira yapımının yaygınlaşması ile iş imkanlarının artması ile beraber Amsterdam nüfusu da hızla artmaya başlamış. Sonrasında balıkçılık ve diğer iş kolları ile kent büyümeye devam etmiş.

Şehir asıl büyük atılımını 15. yüzyılda İspanyolların Belçika’da bulunan Antwerp şehrini almaları ile beraber buradan kaçan zengin Yahudilerin şehre sığınması ile yaşamış. Para yönetimini iyi yapan zengin Yahudilerin getirdikleri ekonomik olanaklar ile başka ülkelere ticaret seferleri yapılmaya başlanmış. Bu hareketliliğin devamı olarak dünyanın ilk çok uluslu şirketi olan Doğu Hindistan Şirketi kurulmuştur ve böylece Amsterdam altın çağını yaşamaya başlamıştır.  Şehirdeki kanal ve köprülerin çoğu zaten bu dönemden kalma.

1876 yılında Kuzey Deniz Kanalı’nın inşası ile Amsterdam’ın diğer ülkeler ile deniz bağlantısı sağlanıyor ve limanlar ve deniz ticareti önem kazanmaya başlıyor. Deniz ticaretinin gelişmesi ile beraber Afrika ile elmas ticaretide artıyor ve pek çok uluslararası elmas firması kuruluyor.

Zengineşen insanlar mimari, sanat ve kültüre önem vermeye başlıyor ve şehir aslında gelişimini tamamlıyor.

2. Dünya Savaşı’ndan sonra bu güzel şehre pek çok yerden insanlar göç etmiş. Şu anda 180 farklı ülkeden insanlar burada yaşıyor.

Amsterdam’da hava Temmuz ayında kimi zaman bizi donduracak kadar soğuktu. Kuzay ülkelerine gitmek için en güzel aylardan birinde buraya gitmemize rağmen zaman zaman oldukça üşüdüğümüzü belirtmeliyim. Hatta çok güzel fotoğraflar çekeceğimi düşünmeme rağmen gökyüzü hep bembeyazdı. Fakat siz yinede umudunuzu kesmeyin. Kışın giden arkadaşlarımdan pek çoğu resimlerinden gördüğüm ve dinlediğim kadarıyla benim kadar üşümemiş. Ama siz yinede her hava koşuluna uygun kıyafeti sürekli olarak yanınızda bulundurun.

Yaz döneminde güneşin batışı oldukça geç ve yoğun sıcak olmadığı için ziyaret dönemlerinizi bu aylara getirmenizde fayda var. Akşamları güneş saat 21:00 civarında batıyor.

Hollanda ile ilgili son bir not. Ülkenin büyük bir kısmı ateist. Bunun dışında nüfusunun  %5’i Müslüman fakat helal yiyecek konusunda eğer döner sevmiyorsanız sıkıntı yaşamanız muhtemel.

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir