Budapeşte – Genel Bilgi

Güzel Budapeşte… Seni anlatmaya nereden başlanmalı bilinmez. Buraya gelmeden önce bizim için sadece Hollanda’dan en ekonomik yolla çıkış kapımız ve sonrasında Türkiye’ye dönüş için en ucuz yollu seçimimizdin. Fakat buraya geliğimizde gördük ki belki de Avrupa’nın en güzel şehirlerinden birisiymişsin. Aslında burası tüm Avrupa şehirlerinde olduğu gibi ortasından geçen nehrin ikiye böldüğü, bazı kuru tarihi binaların olduğu bir şehir olduğunu düşünmüştük ama hiç öyle değil. Bu şehrin bir hikayesi var. Size anlatacak bir tarihi var. Bunlara tabi ki geleceğiz fakat öncesinde kısaca genel bir bilgi verelim.

Budapeşte, Macaristan’ın başkenti ve en büyük şehri. Tuna Nehri şehri ikiye ayırıyor ve bir kısmına Buda(Budin), diğer tarafı ise Peşte olarak anılıyor. Genel olarak bloglarda tarihi bölge Buda, modern bölgenin ise Peşte tarafında kaldığı söylense de her ikş taraftada kalınacak çok fazla yer bulunuyor. Şehir oldukça büyük fakat yeterince azmederseniz gezilecek yerlerin hepsine yürüyerek ulaşmanız mümkün. Tabiki yürünecek mesafenin biraz fazla olmasından dolayı ayağınıza oldukça rahat bir ayakkabı giymelisiniz. 

Macaristan, aslında hepimizin tarih kitaplarından okuduğu 1526 yılında yapılan ve iki saat kadar süren meşhur Mohaç Meydan Muharebesi‘nin ardından Osmanlı topraklarına katılmış (Novi Sad ile birlikte) ve 150 yıl Osmanlı egemenliği altında kalmış. Bu dönemde Budapeşte dahil tüm Macaristan’a çok sayıda cami, medrese, mescit vb. yapılmış. Günümüzde Osmanlı’dan kalma çoğu yapı yıkılmış olsa da, Türk etkisi bir şekilde kendisini hissettirmeye devam ediyor. Mesela Macarca ile Türkçe arasındaki ortak kelime sayısının fazlalığı hemen dikkatinizi çekiyor. Alma (Elma), Anya (Anne), Arpa (Arpa), Teve (Deve), Kapu (Kapı), Kuçu (Köpek) bazı ortak kelimelerimiz. Bunun dışında bir de her yerde göreceğiniz “Törük Etterem” ler var ki bu da benim çevirime göre “Türk Et Restoranı” anlamına geliyor. Tabi Macarca bilmediğim için çok da emin değilim 🙂

BudaPeşte nüfusu yaklaşık olarak 2 Milyon civarında bulunuyor. Yani öyle çok kalabalık bir nufüs yok. Bu sayı aslında benim kafamdaki ideal nüfusa yakın. Bu nüfustan sonra zaten tüm dertler başlıyor ki bkz istanbul, İzmir, Ankara trafiği, altyapı sorunları ve şehirleşme hataları…

Budapeşte iklimi, Sert kara iklimi ile bol yağışlı iklimlerin geçiş noktasında bulunuyor. Havaların en sıcak olduğu dönem bizimde orada bulunduğumuz  Temmuz ayı ve yaklaşık 22 derece yüksekliğe ulaşıyor. En soğuk ay ise Ocak ve -1 ortalama derece olarak veriliyor. Ocak ayını bilmem ama Temmuz ayında başınıza geçecek derecede bir sıcak hava var ve nem yüzünden hava çok bunaltıcı. Buna göre ziyaretinizi belki Haziran-Eylül aylarında planlamanız daha faydalı olabilir diye düşünüyorum.

Evet başka bir konu olmadığına göre şimdi Budapeşte’ye nasıl gideceğinize, nerede kalacağınıza geçebiliriz.

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir