Budapeşte – Gezilecek Yerler

Aslında genel bilgi kısmında da belirttiğimiz üzere Budapeşte gerçekten çok güzel bir şehir. Çok fazla gezilecek yer olan ve sizi hiç bir zaman hayal kırıklığına uğratmayacak bir şehir. Tabi bu kadar yeri gezip tozarken yorulmayı gözönüne almanız gerekiyor. Allah’tan şehirde eski püsküde olsa iyi bir metro sistemi var. Bunun yanısıra Dünyanın en güzel manzaralarından birine sahip olan bir tramvay hattıda bulunuyor ki neredeyse tüm güzel yerlerin yakınından geçiyor. Bu tramvay hattından da ayrıca bir başlık olarak ele aldım, başka bir yerde bulamazsınız 🙂

Evet artık hazırsanız bu güzel şehri yakından tanımaya başlayalım.

BUDA KALESİ (Buda Castle) : Buda kalesi şehrin Buda tarafındaki tepede yer alıyor. Şehrin Buda tarafı biraz da bizim tarihi yarımada’yı hatırlatıyor. Gezilecek çok fazla yer ve güzel manzaralar bulunuyor. Burasını aslında bir bütün olarak ele almak mümkün. Buda kalesi, surları, kapıları, kaleye çıkmak için kullanılan finüküler, Matyas kilisesi ile arasındaki yoldaki güzel evler, Balıkçı Tabyası, şehrin harika manzarası vs vs. Yani burada olmayan şey çok az.

Buda Kalesinin içerisinde şu an Budapeşte Tarih Müzesi, Macaristan Ulusal Galerisi ve Milli Kütüphane bulunuyor. Ayrıca önemli bir sergi alanı ve çok önemli sanatçıların eserleri sergileniyor. Biz ordayken Picasso’nun bir sergisi vardı mesela. Bu sebeple planlarınızı yaparken burası için biraz fazla zaman ayırmanızda fayda var. Ulaşım konusunda büyük bir sıkıntı yok 16 ve 16A no’lu otobüslerini kullanabilirsiniz. Yada tam bir turist gibi davranıp, tünelin önünden kalkan füniküleri (tek yön 1200 HUF, gidiş-dönüş 1800 HUF) kullanabilirsiniz. Tabi finükülerde biraz turist kazığı da olduğunu söylemek lazım. 1 TL yaklaşık 75 HUF yani finükülerle yukarı çıkmak 15 TL, Gidiş dönüş ise 25 TL olarak düşünebilirsiniz.

Buda kalesinin içine girmeyeceğim zaten, sadece dışarıdan bakmak için hiç o kadar yolu tepmeyeyim, şehrin her yerinden kale zaten görünüyor derseniz büyük hata etmiş olursunuz. Buraya gelin, surlarda gezin, Picasso görselinin önünde selfie çekip stories’e atın (sanki gezmiş gibi) haa birde Tuna nehri ve Peşte tarafının manzarasını kaçırmayın.

MATYAS KİLİSESİ VE BALIKÇI TABYASI : Matyas kilisesi ve Balıkçı tabyası hemen yanyana bulunuyor. Burası Buda Kalesine yürüme mesafesinde bir alan. Matyas Kilisesi oldukça eski ve Eski Buda’nın merkezi olarak kabul edilen bir meydan da 13.yy’da yapılmış. Tabi zaman içerisinde pek çok kez el değiştirmiş ve görünüşü ile oynanmış ve son olarak bugünkü halini almış. Kiliselerin boğucu ortamı nedeniyle biz içeriye girmiyoruz fakat gezmek isteyenler için bilgi, Hafta içi 09.00-17.00, hafta sonu ise 09.00-12.00 arası ziyaret edilebilen kilisenin giriş ücreti 1200 HUF (yaklaşık 15 TL), Eğer aldıysanız Budapeşte Karta %10 indirim.

Kilisenin hemen yanıbaşında bulunan ve eskiden balık pazarının kurulduğu yerde bulunan Balıkçı Tabyası ise Tuna ve Peşte’nin en güzel manzaralarından birisini görebileceğiniz bir nokta. Her ne kadar giriş ücreti 600 HUF (Budapeşte Karta %10 indirim) olsa da pek çok bölümünü ücretsiz gezebiliyorsunuz. Buradan Parlamento binasınıda daha net görebildiğiniz için şehirde çekeceğiniz en güzel resimleri buradan çekeceksiniz. Saatlerce burada zaman geçirmeye değer.

PARLAMENTO BİNASI (Parliament) : Budapeşte’nin sembollerinden birisi ve belkide en önemlisi Parlamento binası. Tuna Nehri kenarında ve hala faal olarak meclis çalışmalarının yapıldığı bu göz alıcı binayı toplantıların olmadığı zamanlarda özel turlarla gezebiliyorsunuz. Fakat tur ücretleri biraz pahalıFarklı dil seçenekleriyle sunulan ortalama 45 dakikalık bu turların bedeli AB vatandaşlarına 2000 HUF, AB dışına ise 5200 HUF (75 TL). Biletleri dilerseniz internettende alabiliyorsunuz.

Bizde binanın bulunduğu Kassuth meydanınında gözlerimizi bu güzel binaya dikmiş, buranın havasını soluklanırken, yaya turlardan biri geldi. Macar bir kadın görevlisinin orada bu bina ile ilgili bir hikayeyi dinledik. Macaristan’a güzel bir parlamento binası yapılması planlanırken bir yarışma açılmış. Finale kalan 3 tasarım da o kadar güzelmişki hiç birisini elemeye kıyamamışlar. Ve bu 3 binanın bugün bir meydan haline gelmiş olan alanın etrafına yapılmasına karar vermişler. Tabi en güzeli olan parlamento binası Tuna nehrinin kıyısına yapılmış. Macarlar bu binanın Dünya’nın en güzel parlamento binası olduğunu söylüyorlar ki aslında pek de haksız sayılmazlar. Bu binayı hem gece hemde gündüz etrafını gezmek yetmediyse, birde Tuna nehrinde tekne turu yaparak burayı tamamen aklınıza kazıyabilirsiniz. . Gerçekten Budapeşte’de ilk gezilmesi gereken yerlerden birisi de burası.

KAHRAMANLAR MEYDANI – ŞEHİR PARKI (Hösök Ter – Városliget) : Kahramanlar Parkı şehrin diğer gezilecek yerlerinden biraz uzakta bulunuyor. Fakat Budapeşte’ye geldiyseniz buraya uğramanız şart. Sol tarafında Güzel Sanatlar Müzesi, sağ tarafında ise Sanat Sarayı bulunan Kahramanlar Meydanı, 1929 yılında tamamlanan “Binyıl Anıtı” ve ortasındaki “Baş melek Cebrail” kolonu ile gerçekten muhteşem görünüyor. Meydanda ayrıca Macar tarihine geçmiş kahramanların heykelleri de bulunuyor. önünde ise her türlü zıplama, atlama enstanteneli fotoğraflarınızı çekebileceğiniz geniş bir meydan var. Buraya kadar gelmişken anıtın hemen arkasında bulunan Şehir Parkı da gezebilirsiniz.

Burası son derece yoğun bir şekilde gezilecek ve yapılacak sksiyonların olduğu bir yer. Mesela Avrupa’nın en büyük sabit Hayvanat Bahçesi, Büyük Sirk, Eğlence Parkına ve Vajdahunyad Kalesine de ev sahipliği yapıyor. Fakat bunların dışında en önemli ve belkide Avrupa’nın en büyük termal havuzlarından birisi olarak bilinen Széchenyi var. Burada da Termal suların tadına varabilir ve yorulmuş olan ayaklarınıza bir mola verebilirsiniz.

Ayrıca burada

AZİZ ISTVAN BAZİLİKASI (Szent István Bazilika) : Aziz Istvan Bazilikası yurtdışında gördüğüm en ihtişamlı ibadethanelerden birisi. Zaten rakamlarıda konuşturduğumuzda açıkçası aynı şeyi söylüyor. Mesela 96 metro yüksekliğe sahip olması (bu yükseklik Parlamento Binası ile aynı yükseklikte tasarlanmış ve Din ile devlet işlerinin konumlarını temsil ediyormuş). veya yapımının 50 yıl sürmesi yada 9,5 tonluk devasa çanının bulunması gibi. He unutmadan birde biz asansörle belli bir yere kadar çıkmamıza rağmen, 2. asansöre binmek yerine “yürüyerek çıkarız abi yaa ne var ?” cümlesinin hemen ertesinde yukarıya çıktığımızda artık bizi ayaklarımızın taşıyamadığı, belki sadece 64 tanesini kendimiz çıktığımız 364 basamaklı merdiven var.

Tabi birde unutmadan içerideki fresklerin ve mozaiklerin oldukça güzel olduğunu belirtmekte fayda var.

Kilise çok kolay tahmin edileceği üzere Aziz Istvan (Stephen) adına yapılmış ve belki de bir kaç tahminde bulabileceğiniz üzere kendisi ilk Hrıstiyan Macar devletini kuran şahsiyet. Tabi Atilla Hrıstiyan olmasaydı, onun adına bir bazilika yaptırmak garip kaçardı ama değil mi ?

Evet bu bazilika hafta içi 09.00-17.00; Cumartesi 09.00-13.00 ve Pazar günleri ise 13.00-17.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Giriş ücretsiz yalnız kapıdaki bir kutuya bizde ki Cuma çıkışları gibi bağış atmanızı istyiyorlar ve bu zorunlu. belki biraz kavga ederseniz bedava’ya girersiniz fakat zaten değeri düşük olan Macar paralarından en düşük değerli bir kaç tanesini kutuya atarak içeri sıvışın. İçeride 8500 kişi aynı anda ibadet edebileceği devasa bir yapı burası.

Sonrasında ise mutlaka yapılması 364 basamak uzaktaki terasa çıkmak. Tabi dizlerinde menisküs veya başka hastalıkları olanlar için hemen belirtelim ki asansör var (ohhh dediğinizi duyar gibiyim 🙂 ) İster asansörle çıkın, ister yürüyerek (tabi hala etrafa bakacak gücünüz kalırsa) harika bir manzara sizi bekliyor. tüm kulenin etrafında dolaşabilir ve 360 derece Budapeşte’yi izleyebilirsiniz. Ayrıca Kilisenin yer aldığı meydan, çevresindeki restoran ve barlarla birlikte, gecenin geç saatlerine kadar gençlere ev sahipliği yapıyor.

Aziz Istvan Şapeli, Hazine Odası ve Kubbe için ücret 1600 HUF (Kubbe hariç 1100 HUF); Budapeşte Karta %20 indirim. Ulaşım, Metro, Hat 1, Bajcsy-Zsilinszky út istasyonu ya da Hat 3, Arany János ut istasyonu.  Daha detaylı bilgi için www.bazilika.biz internet sitesini inceleyebilirsiniz.

BÜYÜK KAPALI PAZAR (Nagy Vasarcsarnok) : koştura koştura gittiğimiz ve kapanmadan yarım saat önce içeriye girdiğimiz Budapeşte’nin kapalı pazarı, bizim gibi koşturarak gitmemeniz ve içinde en azından bir kaç saat rahat rahat geçrmeniz gereken bir yer. Aslında kocaman bir tren garına benzeyen ve  Özgürlük Köprüsünün Peşte tarafında yer alan kapalı pazarın içi son derece güzel organize edilmiş ve çok güzel dükkanlar bulunuyor. Biz gittiğimizde alt kattaki dükkanlar kapanmıştı, bu sebeple hemen üst kata çıkarak hediyelik eşyacılara daldık. burada çok güzel ve farklı hediyelikler bulabilirsiniz. Mesela bizim gittiğimiz ülkelerden topladığımız dolabımızda buradan alınmış olan insan figürlü tahta kaşıklarımız bulunuyor. Ayrıca şehir içindeki hediyelik eşyacılardan çok daha farklı ürünler  bulabilirsiniz.

en üst katta ise geleneksel Macar mutfağından bir şeyler tatmak isterseniz Uğrayabilirsiniz.. Daha detaylı bilgi için www.piaconline.hu internet sitesini inceleyebilirsiniz.

Alt katta ise daha çok yiyecek satan dükkanlar bulunuyor. Bunun dışında binanın dışı da oldukça güzel. Özellikle binanın çatısı oldukça dikkat çekici.

Pazar Salı-Cuma 06.00-18.00; Cumartesi 06.00-14.00; Pazartesi günleri ise 06.00-17.00 saatleri arasında açık. Ulaşım, Tramvay, 2, 47 ve 49. Rengarenk çatısı ile uzaklardan dahi dikkat çeken kapalı Pazar 19. yüzyılın sonlarında inşa edilmiş.

MARGİT ADASI (Margitsziget) : Tuna Nehrinin ortasında kalmış üzeri tamamen park bahçe olan küçücük bir ada. gerçekten de aynen bizim İstanbul Adalarda yaşadığımız gibi şehirden yüzlerce km uzaklaşmışsınız hissi veren fakat aynı anda şehrin merkezinde olduğunuz bir yer burası. Tuna Nehri üzerindeki köprülerden Arpad Köprüsü ile Margit Köprüsü arasında yer alan Adanın ismi Kral 4. Bela’nın kızı Prenses Margit’ten geliyor. Burada trafik akışı yok, sadece mini otobüsler (26 no’lu) ve park içinde gezi yaptıran tren mevcut. Adada romantik yürüyüş yolları, orta çağdan kalıntılar, küçük bir hayvanat bahçesi, müzikle dans eden çeşme, yüzme havuzları, Japon Bahçesi ve bol bol yeşillik var. Şehrin keşmekeşinden bir süreliğine de olsa kurtulmak isteyenler için biçilmiş kaftan. Ulaşım, Tramvay 4 ya da 6, Margit híd Budai hídfő durağı; Otobüs, no 26. Daha detaylı bilgi için www.aviewoncities.com internet sitesini inceleyebilirsiniz.

VACİ CADDESİ VE VÖRÖSMARTY MEYDANI (Vaci Utca-Vörösmarty ter) : Burası her yazımızda itinayla yazdığımız üzere Budapeşte’nin İstiklal Caddesi. Tabi bizim caddemizin şu anki haline nazaran daha bakımlı hali diyebiliriz. Burasu Avrupa’nın en önemli yaya caddelerinden birisi olarak kabul ediliyor ve Büyük Kapalı Pazardan başlayarak ünlü Gerbeaud Cafenin bulunduğu Vörösmarty Meydanında son bulur. 18. yüzyıl itibariyle değeri artmaya başlamış ve 20. yüzyılın başından itibaren önemli bir alışveriş mekanı haline gelmiş. Caddenin kuzey tarafı asıl cadde olarak nitelendirilebilir ve yılbaşlarında Vörösmarty Meydanı ile birlikte Budapeşte’nin en büyük Noel Pazarı da bu bölgeye kurulmaktaymış. Thonet Evi, Philanta Çiçekçisi, Taverna Oteli, Peşte Tiyatro Binası öne çıkan tarihi yapılar. Yaklaşık 1 kmlik bir cadde ve ulaşım için pek çok alternatifi mevcut: Metro, Hat 1, 2, 3, Deak Ter istasyonu; Tramvay, no 2.

ANDRASSY BULVARI VE OPERA BİNASI : Andrassy Bulvarı ise bir İstiklal caddesi ddeğil hani, ortasından akan trafik ve caddenin 2 tarafına yerleşmiş müzeler, sergi salonları, opera binası ve mimarisi ile belki biraz daha HArbiye taraflarına benzetebiliriz. Şehir Parkı ile merkez arasında yer alan yaklaşık 2,5 km lik alana yayılmıştır. Bu cadde enteresan ama UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alıyor. En göze çarpan yapısı Opera Binası aslında. Opera izlemeseniz dahi 2900 HUF (Budapeşte Karta %20 indirim) ödeyerek rehberli tura katılabilir ve binayı gezebilirsiniz.

DOHANY MERKEZ SİNAGOGU (Dohány utcai zsinagóga) : Budapeşte oldukça büyük ve ihtişamlı bir Sinagog’a da ev sahipliğinde bulunuyor. Yahudilerin 18. yüzyılda şehirden dışarıya kovulduklarında oluşturdukları gettoda 1850’lilerde inşa edilen Sinagog, 3000 kişilik kapasitesi ile New York şehrindekinden sonra dünyanın en büyük sinagogu. Daha detaylı bilgi için www.dohanystreetsynagogue.hu internet sitesini inceleyebilirsiniz. Burası Kasım-Mart ayları arasında 10.00-16.00; Mart-Ekim ayları arasında 10.00-18.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Cumartesi günleri kapalı. Ücreti, hemen bitişiğindeki Yahudi Müzesi ile birlikte 3000 HUF. Budapeşte Karta %14-27 indirim. Ulaşım, Metro, Hat 2, Astoria istasyonu; Tramvay, no 47 ve 49; Otobüs, no 7 ve 7A.

ZİNCİRLİ KÖPRÜ: Burası aslında Budapeşte’nin bir başka önemli simgesi. Buraya hem gündüz hemde gece uğramakta fayda var. Şöyle ki;

Gündüz buradan geçtiğinizde bu tarihi yapının ihtişamını, üzerindeki aslan heykellerini, hatta hikayelerde anlatılan aslanların olmayan dillerini görebilirsiniz. Pardon önce hikayeyi anlatmalıyım sizlere;

Zamanın Macar Kralı Tuna nehri üzerine bir köprü yaptırmak ister ve bir mimara iş devredilir. Mimar kendisinden ve yaptığı işten o kadar emindir ki, açılışa yakın köprüde herhangi bir hata bulunursa intihar edeceğini söyler. Açılış günü gelir çatar, herkes bu ihtişamlı ve güzel köprünün büyüsüne kendini o kadar kaptırır ki kimse herhangi bir hata görmez. Mimar kendisinden emin gururla dolaşırken, bir çocuk köprünün giriş kısımlarında yer alan aslanların dili olmadığını söyler. tabi mimarımız boyle bir hata yapmayı kendisine yediremez ve köprüden atlayarak intihar eder. Tabi bunlar söylenti fakat ateş olmayan yerden de duman çıkmaz hani. Köprüden geçerken böyle güzel bir köprüyü yapan mimara yazık olmuş demekten kendinizi alamıyorsunuz.

Daha önce söylediğim gibi burası geceleri yapılan aydınlatma ile bambaşka bir güzelliğe bürünüyor. Peşte tarafında köprünün hemen dibinde bulunan iki eğlence mekanı (Bizim Reina vari) çok güzel müzik yapıyor. Fakat ne yazık ki biz girmek istediğimizde özel bir etkinlik olduğunu ve o gece için dışarıdan gelenlere kapalı olduğunu söylediler. Bizde sahilde bulunan banklara oturup hem müzikten istifade ettik hemde çok güzel gece resimleri çektik fakat yine de oraya girememek içimizde kalmadı desem yalan olur. Eğer giderseniz bizim yerimize de burada eğlenin 🙂

SZABADSAG HID: Burası aslında bonus yer. Pek çok gezi bloğunda neden yer almıyor bilmiyorum ama Budapeşte’de en havalı resimleri çekebileceğiniz yer burası. Köprü trafiğe kapalı ve eğer sakin anını yakalayabilirseniz köprüyü trafiğe kapatmış gibi resimler çekebilirsiniz. Eğer kalabalık bir anda giderseniz zaten görürsünüz fakat ben yinede ekleyeyim ki köprünün halatlarına çıkarak resimler çekilebilirsiniz. Yani Macarlar size güzel ve havalı Instagram resimleri çekilebilmeniz için her şeyi yapmışlar, daha ne olsun !!!

TERÖR MÜZESİ (Terror Háza Múzeum): pera binasına hemen komşu olan Terör Müzesi de son yıllarda popülerliği artan yerlerden. Müzede Nazilerin ve komünist rejimin izleri sergileniyor. Metro, Hat 1’in bazı istasyonları Andrassy Bulvarına paralel ilerliyor.Andrassy Bulvarı 60 numarada yer alan Ücreti, yetişkin 2000 HUF, öğrenci 1000 HUF; Budapeşte Karta %20 indirim. Daha detaylı bilgi için www.terrorhaza.hu internet sitesini inceleyebilirsiniz.

GÜL BABA TÜRBESİ : Kanuni’nin Budin seferine katıldıktan sonra şehirde kalan Gül Baba’yı Macarlar da benimsemişler ve küçük bir tepelikte türbesini yapmışlar. Margit Köprüsünden Buda tarafına geçtikten sonra sağa dönerseniz Türk Sokağını (Török Utca) görürsünüz. Yaklalaşık 100 metre sonra sağ taraftaki sokaklardan birisinin adı Gul Baba Sokağı. Hafif yokuşu tırmanın. Salı-Pazar günleri arasında 10.00-18.00 saatleri arasında açık olan türbenin giriş ücreti 600 HUF.

GELLERT TEPESİ VE KALE (Gellert Hill and Citadel): En tepesinde yer alan 14 metre yüksekliğindeki Özgürlük Heykeli (Szabadság szobor) ile şehrin pek çok noktasından görülebilen ve piskopos Gellert’in adını taşıyan tepede ilki Osmanlılar tarafından inşa edilen, daha sonra da Avusturyalılar tarafından ilaveler yapılan bir kale mevcut. Giriş ücreti 1200 HUF. Ulaşım, Tramvay 41, 47 ve 49; Moricz Zsigmond Meydanından 27 no’lu mini otobüs. Pek çok yerde gördüğünüz Budapeşte fotoğrafları kalenin oradaki teraslardan çekiliyor. Tepeyi gezdikten sonra ağaçlar arasındaki parktan aşağıya inin ve yolda sular arasında kalan Gellert’in kendi heykeline selam verin. Arzu edenler Gellert Otelin karşısındaki Mağara Kiliseyi de (Cave Church) ziyaret edebilirler.

ESTERGON :Macaristan’ın en büyük kilisesine ev sahipliği yapan Estergon (ya da Macarların deyimiyle Ezstergom) tarihi önemi nedeniyle, Visegrad’la birlikte, Türkiye’den kalkan turların uğrak noktalarından birisi. Devasa kilisesi ve kalesiyle birleşen Tuna manzarası görülmeye değer. Kilise, yaz döneminde 08.00-18.00, kış döneminde ise 08.00-16.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyormuş. Ana kiliseye giriş ücretsiz ancak Hazine Odası için 800 HUF, Kript içinse 200 HUF muş. Kale girişi ise 1000 HUF.

Biz Budapeşte merkez’de bu kadar gezilecek yer olduğunu tahmin etmediğimiz için hem zaman kısıtından hemde uzun Hollanda ziyaretimizin ardından buraya geldiğimiz için kendimizde Estergon’a gitme gücü bulamadık. Umarız bir gün bu güzel şehre tekrar gittiğimizde Estergon bizim için öncelik olacak. Fakat gidecek olanlar için araştırıp nasıl ulaşabileceğinizi kısaca aşağıya bırakalım.

Estergon’a ulaşmak içinde tren ve otobüs alternatifleriniz bulunuyor. Nyugati tren istasyonundan kalkan trenlerin tek yön ücreti 1120 HUF. Yolculuk yaklaşık 1,5 saat sürüyor. Trenden indiğinizde sizi kilise bölgesine götürecek minik otobüslere de ayrıca 100 HUF ödüyorsunuz.

Árpád Köprüsünden kalkan otobüslerle de Estergon’a gidebilirsiniz. Yaklaşık 1,5 saatlık yolculun size maliyeti 1500 HUF civarında.

Her ne kadar yukarıda sayılanlar ilk anda akla gelen oldukça popüler noktalar olsa da Budapeşte’de gezilip görülecekler listesi bunlarla bitmiyor. İşte şehir içindeki diğer alternatifler:

 

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir