Budapeşte – Ne Yenir ?

Bizim yazılarımızın belki de en zorlu kısmı Ne Yenir ? kısmını yazmak. Çünkü yurtdışında yemek yemek bizim için çok zor. Tabi bazı seyahatleri bunun dışında tutmam gerekir ki örneğin İtalya.

Bizim yazılarımızda ise daha çok Türk usulü yemeklerin Avrupa’da nerede bulunabileceği gibi detaylar yer alıyor.

Budapeşte gezilecek yerler için olduğu kadar yemek yerleri ve damak tadı bakımından da bizimle benzerlikler gösteriyorlar. Yani sonuçta her ne kadar kendileri bunu kabul etmese de bir yerde Türk soyundan geliyorlar. isimleri bile “Hun”gary ki, kendileri bu aralar bu ismi kullanmama yolunu tercih ederek Magyar  yani Macar ismini daha çok kullanmayı tercih ediyorlar.

Peki Budapeşte’de yemek kültürünün neyi bize benziyor. Mesela aşağıdaki resmi görseydiniz siz de böyle düşünmezmiydiniz ?

 

Evet dediğinizi duyar gibiyim, En sağda duran tavuk ve et döner ekipmanlarını görüyorsunuzdur ? Törük Etterem anladığım kadarıyla Türk Et Restoranı demek ve Budapeşte’de bol bol bulunuyor. Ama içlerinden birisi bu işi oldukça iyi yapıyor. E tabi bizde yurtdışında Ezogelin Çorba, Patlıcan Musakka, Pirinç Pilavı bulmuşuz kaçırırmıyız ? Fiyatlarda oldukça makul olunca haydi hemen yemeğe.

Cafe New York: Burası için aslında Budapeşte’nin bir diğer popüler turist lokasyonu diyebiliriz. Yada bizim gördüğümüz kadarıyla Türk Turist Lokasyonu desek yeridir. Akşam tatlı ve kahve için geç saatlerde gittiğimizde içerideki yaklaşık 15 masanın 10 tanesi Türk turistlerdi. Buna ek olarak Türk olmadığını düşündüğümüz iki masa da Türk çıkınca, hiç bize benzemeyenlerin de (siyahi ve çekik gözlü falan) Türk olduğunu düşündük haliyle.

Şimdi buraya neden gelmeliyiz sorusuna cevabı aslında New York Cafe’nin sloganı veriyor. Efendim slogan şu ki “The Most Beautiful Cafe in the World”. Yani “Dünyanın en güzel cafe’si. Peki durum böyle mi ?

Dünyayı bilemiyorum ama benim gittiğim en güzel ve en şaşaalı cafe olduğunu söyleyebilirim. Bilenler için söylüyorum, şıklık olarak Emirgan Sütiş’e falan rahat bir 10 basar. Servis’mi hayır ondan böyle bir kalite beklemeyin. Yiyecekler 10 numara, fiyatlar ise haliyle biraz yüksek. Tabi pahalı dediysek o kadar’da değil. mesela bir Cappuccino 6 €, Makarna tabağı 15€ ve bizim denediğimiz Penne Cotta 8€. Menüdeki en ucuz şey 4,5€ fiyatıyla soda.

Buranın evet kahve vs oldukça güzel ama bizden servis alan garson, buzlu kahve isteğimi yarım saat boyunca anlamayıp en sonunda bana French Press içerisinde kahveye buz atıp getirmişlerdi. Tabi öyle veya böyle içtim ama hayatımdaki en kötü kahve deneyimini, Dünyanın en güzel cafe’sinde yaşamakda gerçek bir ironi oldu.

 

Coffee & More: Burası Elizabeth köprüsünün hemen yakınında yer alan ve Otelimize çok yakın bir kafe. içerisi gayet güzel. Yiyecekler de son derece güzel. Yurtdışı seyahatlerimizin güzel kahvaltısı Brushetta (Yada Bruschetta) yı her sabah kahvaltıda burada tattık. Sonuç gayet iyi diyebiliriz. Ayrıca kahveleri de son derece iyi. Eğer yolunuz düşerse kahvaltılarınızı burada yapabilirsiniz. Fiyatlarda son derece makul.

Star Kebap

Şimdi gelelim asıl mevcuya. Yani yolculuk boyunca favorimiz olan ve Türklerin işlettiği Star Kebap’a. Burası Türk yemekleri açısından aklınıza gelen hemen hemen her şeyi barındırıyor. Yemeklerin tatları gayet güzel ve fiyatlarda oldukça makul. Bu esnaf tipi lokantalarda genelde yemekleri biraz az koymalarını söylerim fakat burada bize fırsat vermeden tabakları tamamen doldurdukları için yemeklerin bir kısmı maalesef kalıyor. Yani her şey bol kepçe. İşletenlerde gayet esprili Türk abiler. Eğer Budapeşte’de sizi çeken güzel yemekler bulamadıysanız kendinizi Türk Esnaf lokantalarının lezzetli kollarına bırakabilirsiniz.

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir