Mostar – Genel Bilgi

Hani Instagram’da gezinirken birden karşınıza çıkan rüya gibi bazı  fotoğraflar vardır. Bu fotoğrafları görünce şöyle bir iç geçirip, “şimdi orada olmak vardı” dersiniz. Ve eğer şanslıysanız ve sonunda bir fırsatını bulup kendinizi oraya attığınızda çoğu zaman fotoğraf kareleri ile gerçekte gördükleriniz birbirine benzemez. Gördüğünüz fotoğraf karelerinin bir illüzyon, photoshop ürünü olduğuna inanmaya başlarsınız. Tabi nadiren de olsa bu durumun tam tersine, fotoğraf karelerinin size çok az şey gösterdiği zamanlarda olur.

Mostar işte tam da bu ikinci tanıma uyan bir yer. Mostar deyince aklımıza gelen şey, evet çok eski ve güzel bir köprü, altından akan mavi-yeşil bir nehir !!! Kim gitmek istemez değil mi ? Ama eğer şanslı iseniz ve Mostar’a gitme fırsatı bulursanız daha şehre ayak basmadan hatta kilometrelerce öteden şehrin büyüsü sizi yakalamaya başlıyor.

Mostar’a doğru yola çıktığımızda bir yandan usul usul akan Neretva Nehri’ni izlerken, bir yandan da köprünün yıkıldığı an gözlerimizin önünde canlanıyor. Bir yandan gözlerimizi bayram ettiren doğayı izlerken, bir yandan da zamanında bu topraklarda at koşturan atalarımız aklımıza geliyor.

Yani fotoğraflara bakınca sadece Mostar Köprüsü görünüyor ama arka planda bizi bu topraklara bağlayan çok fazla şey var.

Neyse bu kadar duygusallık yeter, kısaca Mostar hakkında bilgi verelim. Mostar aslında 105.000 kişinin yaşadığı küçük bir şehir. Tahmin edebileceğiniz üzere buraya yapılmış olan köprü şehre de adını vermiş. Bu güzel şehir Bosna Hersek Federasyonuna bağlı Hersek bölgesinin idari başkenti. “Nehir” ve “Savaş” bu şehri keskin bir şekilde ikiye bölmüş ve savaş sonrasında Müslümanlar nehrin doğu tarafında, Hırvatlar ise batı tarafında yaşamaya başlamış. Sırplar ise bu şehri terketmişler ya da pek çok katliam yaptıkları için terketmek zorunda bırakılmışlar. Mostar artık geçmişinde pek çok acı anı barındıran bir şehir fakat yıllar ve acılar onun güzelliğini bir türlü silememiş.

Mostar demişken kısaca Mostar Kuşatması’ndan da bahsetmemek olmaz. Sovyetler Birliği’nin dağılması ve sonrasında Berlin Duvarının yıkılması ile Batı Balkanları dizayn etme çalışmalarına başlamış ve bunun için öncelikle Hırvatistan’ı Yugoslavya’dan ayrılma konusunda tahrik etmeye başlamışlar. Hırvatistan’ın bağımsızlığı sonrasında Bosna’da onlara katılmış ve 1992’de onlarda bağımsızlıklarını ilan etmişler. Fakat Bosna’da etnik yapının biraz karışık olması nedeniyle bağımsızlık ilanı sonrasında kendi içerisinde bir rekabet ve çatışmalar başlamış. Ülke de yaşayan gruplar Müslüman Boşnaklar, Katolik Hırvatlar ve Ortodoks Sırplar olarak sıralabilir. Bu toplumlar arasında en az desteği olan grup ise Müslümanlar olmuş ve bu savaş sırasında en büyük kaybı onlar yaşamış.

Bosna’da savaşın başlama noktası, Saraybosna’da Sırplar tarafından yapılan bir bombalama olmuş ve pek çok sivil insan bu patlamada hayatını kaybetmiş ya da yaralanmış. Bu olay zaten gergin olan ortamın patlamasına neden olmuş.

Bu patlamadan sorumlu tutulan Yogoslavya yahıt Sırplar Dünya’nın büyük devletlerinin uyguladığı ambargolara maruz kalmışlar. Giderek siyaseten sıkışmaya başlayan Sırplar masum insanlara özellikle Gorajde ve Srebrenitsa’da soykırımlar uygulamış.

Resim Alıntıdır !

Bu olaylarla birlikte eş zamanlı olarak Bosna – Hersek sınırları içerisinde yaşayan Hırvatlar ve Boşnaklar arasında da bir savaş devam ediyordu. Bu savaş iki halkın birbiri ile iç içe yaşadığı Mostar’da büyük yıkımlara neden olmuş. Tarihler 9 Kasım 1993’ü gösterdiğinde ise Hırvatların açtığı topçu ateşi neticesinde Mostar Köprüsü yıkılmış. Savaş zaman zaman şiddetlenerek 1994 yılında Amerika’da imzalanan Boşnak-Hırvat Federasyonunun kurulması anlaşmasına kadar devam etmiş. Anlaşma sonrası güçlerini birleştiren Hırvat ve Boşnaklar, Nato ile birlikte Sırplarla mücadeleye başlamışlar ve Sırpları Ekim 1995’te teslim olmaya mecbur bırakmışlar. Aralık 1995’te imzalanan Dayton Anlaşması ile de savaş sona ermiş.

Resim Alıntıdır !

Tabi savaş sona ermiş ama özellikle Müslüman Boşnak halkı üzerinde yıkıcı etkileri olmuş. Saraybosna’da hala pek çok apartmanın sıvaları mermi izleri ile dolu. Mostar’da ise tam köprünün güzelliğine kendinizi kaptırmışken gördüğünüz “Don’t forget 93” yazısı beyninize adeta bir kurşun gibi saplanıp sizi geçmişin acı yüzüyle karşı karşıya getiriyor.

Resim Alıntıdır !

Mostar kuşatması ve Bosna savaşı hakkında ziyaretiniz esnasında konuştuğunuz herkesten kendi savaş hikayelerini dinleyeceksiniz. Savaş biteli yıllar olmuş ama acıları hala çok taze. Hala toplu mezarlardan insanlar çıkarılarak gömülüyor mesela. Görünen o ki yaşanan acılar daha uzun yıllar da unutulmayacak.

Hadi şimdi Mostar’a Nasıl gidilir – Nerede kalınır yazımıza geçelim.

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir