Prag – Genel Bilgi

Gelelim ikinci yurt dışı seyahatimiz olan Prag turumuza. Prag Avrupa’nın en iyi korunmuş şehirlerinden biri olarak kabul ediliyor. Sebebi ise ikinci dünya savaşı sırasında direk Nazilere boyun eğerek şehrin teslim edilmesi. Hitler’in de bu güzel şehrin bombalanmasına gönlünün razı olmadığı söyleniyor. Prag aslında gezilecek bir kaç gezi noktasının olmadığı, şehirde her kaybolduğunuzda bir anda ortaya çıkan bir bina, heykel veya manzaranın sizi içine çekeceği ve atacağınız her adımda bir sonraki güzel manzaranın ne olacağı konusunda sizleri heyecanlandıran bir şehir. Nasıl bir tatil geçirirseniz geçirin şehirden ayrılırken burada bir iş bulsam veya keşke öğrencilik yıllarımı burada geçirseydim diyeceğiniz bir şehir. Hava alanına gidip buradan ayrılırken, sizlerde benim gibi bir sonraki Prag seyahatimde şunları da yapacağım diyeceksiniz.

Ülkenin çok kısa tarihini bi özetleyecek olursak 5. YY dönemlerinde Karadeniz ve Kafkaslardan göçen Çeklerin ataları bölgeye gelerek 8. YY civarında Büyük Moravya devletini kuruyor. Bir süre sonra ise bir hanedan başkaldırıp bağımsızlığını ilan ederek Bohemya kısmını ayırıyor. Bohemya uzun yıllar Kutsal Roma Germen imparatorluğunun bir parçası olarak kaldıktan sonra Habsburgların ve Avusturya Macaristan İmparatorluğu’nun egemenliğinde yaşıyor. 1. Dünya savaşı sonunda Çekoslavakya kurulup parçalanmasından sonra ülkenin AB’ye girişiyle birlikte bugünkü halini alıyor.

Prag’a biz yılbaşında gittik. Şehrin her yerinde güzel süslemeler ve Christmas marketleri kurulmuştu. Ayrıca son günlerde yağan kar şehri bambaşka bir güzelliğe bürüdü. Fakat o kadar soğuk bir hava ile karşılaştık ki her saat başı ısınmak için bir dükkana sığınmak zorunda kaldık. Öyle bir soğuk düşünün ki tüm termal kıyafetler, bereler eldivenler sizi ısıtmaya yetmiyor. Ayrıca soğuk sebebi ile görmeyi çok istediğimiz bazı yerlere (Prag’ı neredeyse kuş bakışı gören ve finüküler ile çıkılan tepeye ve Prag’a yakın bir şehir olan görmeyi çok istediğimiz Karlovy Vary’e tren seferlerinin iptal olması nedeniyle gidemedik) Gezmek için en güzel ayların bahar ayları olduğu söyleniyor.

Çek Cumhuriyeti’nde yaşayan insanların %60’ı ateist. Avrupa’da Estonya’dan sonra en fazla Ateist nüfusu barındıran ülke olduğu söyleniyor.

Bunun dışında başka bir ilginç bilgi de ülkede belirli sınırlarda uyuşturucu madde bulundurmanın serbest olması. Öğrendiğimize göre 15gr Marihuana veya 4 Extasy hapı bu sınırı teşkil ediyor. Siz yine de bu işe bulaşmayın ?

Prag’da dikkatli olmanız gereken konular olarak toplu taşıma araçlarındaki yankesicilik olayları ve eğer araba kiralamak istiyorsanız yol işaretlerinin azlığı nedeniyle kaza yapma riskinin yüksek olması.

Bir diğer önemli konu ise ülkenin para birimi olan çek kronu. Prag’a gidecek olan gezginlerin bilmeleri gereken en önemli şeylerden birisi döviz bozdururken dolandırılmamaları için uymaları gereken kurallar. Şehrin içinde her yerde döviz büroları bulunuyor ve büroların dışında kurlar açıklanmış, fakat komisyonlar vs sonucunda size belirtilen kurdan çok düşük bir tutara para bozuyorlar. Bu duruma düşmemek için TL karşılığı elinizde ki tutarı Türkiye’de çevirmeniz daha karlı olabilir. Prag hava alanında da komisyon oranları oldukça yüksek. Biz kimi yerlerde kredi kartı kullandık ve ekstre geldiğine gördük ki, Bankalar hava alanından çok daha iyi bir kurla döviz değişimi yapmış. Fakat kartınızı güvenilmeyen yerlerde de kullanmayın.

Ayrıca Yapı Kredi Bankası müşterilerinin UniCredit ATM’lerinde TC Merkez Bankası kurlarından para çekebildiği söyleniyor. Çok daha avantajlı bir şekilde dövizlerinizi bu şekilde bozdurabilirsiniz. Döviz Bürolarından değiştirdiğiniz paralarda 1 TL ortalama 7 TL’ye denk gelirken, TC Merkez bankası kurları 8 TL civarında (2016).

Prag ve Nazım Hikmet

Prag denilince kısaca Nazım Hikmet’i de anmamak olmaz. Barış ödülü almak için gittiği şehirde Cafe Slavia’ya oturup şiirlerini yazmaya devam eden Nazım Hikmet bu şehre aşık olduğunu şiirlerinde de dile getirir.

31 Kasım 1956

Külahlı kuleler Pırağ şehrinde,
Ağarınca akşamın üzerinde
Düşe giren dünyalar aydınlanır
İstanbul’da bir Memet var
Altısına bastı bu yıl.

20 Aralık 1956

Pırağ’da bir yandan ağarıyor ortalık
Bir yandan da kar yağıyor
Sulusepken
Kurşuni
Pırağ’da ağır ağır aydınlanıyor barok;
Huzursuz, uzak
Ve yaldızlarında kararmış keder.
Ölen bir yıldızdan uçup gelen kuşlara benziyor.
Dördüncü Şarl Köprüsünde heykeller.

20 Aralık 1956

Pırağ’da bir araba geçiyor
Tek atlı bir yük arabası
Yahudi mezarlığının önünden.
Bir başka şehrin hasretiyle yüklü araba,
Arabacı ben.
Pırağ’da Yahudi mezarlığında sessiz soluksuz ölüm.
Ah gülüm, ah gülüm,
Muhacirlik ölümden beter..

17 Ocak 1957

Ayaz, güneşli, yalansız,
Ayaz toz pembe ,
Havayi mavi ayaz.
Nerdeyse donacak kırmızı bıyıklarım.
Saat elifi elifine dokuz.
Bu dakka bu saniye
Hiç kimse bana düşman değil
Ve hiç kimse geçmiyor aklımdan
Geçilmiş kıyılar geri gelebilir diye
Bu dakka bu saniye
Sen beni seviyordun canım
Hiç kimseyi hiçbir zaman sevmediğin gibi

29 Aralık 1956, öğle vakti.

Şair memleketten uzak,
hasretten delik deşik
Eski Kent’te duruyordu.
Meydanlıkta yapayalnız
Gotik duvar üstünde
Hanuş ustanın saati
On ikiyi vuruyordu.
Ve çanları çalan ölüm
Ve yukarda öttü horoz
Şair memleketten uzak,
Hasretten delik deşik
Etrafına dalgın baktı

Hürriyet.com.tr’nin hazırladığı Nazım Hikmet’le birlikte Prag yazısına buradan ulaşabilirsiniz.

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir