Roma – Ne Yenir?

Şimdi gelelim bir Türk olarak İtalya’nın en güzel kısmına. İtalyanlarla benzer coğrafi koşulları yaşadığımız için kendileri de bizim gibi, hatta bizden daha fazla Akdenizli.

Tabi Akdeniz mutfağında her şeyin üzerine bir miktar zeytinyağı konulur. Sandvichlerde bir miktarda olsa roka olsun, kıvırcık olsun bir yeşillik mutlaka bulunur. Makarnalar ve pizzalar deniz ürünlü yapılır. Yani buraya geldiğinizde aç kalmayacağınız kesin. Tabi iyinin iyisi mutlaka var ama biz hiç fazla lükse kaçmadan Yüksek Lezzet/Düşük Fiyat noktalarının üzerinden geçelim.

PINSERE: Havaalanından bizi Roma Merkeze götüren trenden inip, otele eşyalarımızı bıraktıktan sonra ilk durağımız Pinsere oluyor.

Burası el kadar dükkanda 3-4 karizmatik ve kaslı abinin hemen gözünüzün önünde farklı bir anlam kattıkları Pizza sanatını, ışık hızıyla üretip size ulaştırdıkları bir dükkan.

Yani kısaca tam bir fiyat performans canavarı. Fırından çıkan pizzaların manzara 3 aşağı 5 yukarı bu şekilde 🙂 Yanında bulunan fiyat listesi ise yedikçe yedirecek cinsten 🙂

PASTIFICIO: Pastificio yine küçücük bir dükkan. Kapının önünde günün her saati uzadıkça uzayan bir kuyruk. Tam Türk aklıyla kuyruk varsa kesin iyidir diyip kalabalığa katılıyoruz. Sonra sıra gelip kapıdan içeri girince kocaman bir tencerenin başında elinde bir tane kepçe ile oturan bir dayı ve ona tabak çatal yetiştirmeye çalışan gençten bir çocuk. Sadece 2 tür makarna var. Biri vejeteryan biri ise etli. Hemen etsiz olanı istedik, askeriyede yemek doldurur gibi plastik bir kabın içine bir kepçe attı.

Resim Alıntıdır !

Hızlı bir şekilde parasını ödeyip çıktık. Sonra bir ritüel olarak İspanyol merdivenlerine giderek yerleştik ve yemeğimizi yedik. Makarna nasıl mıydı ? Eğer biraz az haşlanmış seviyorsanız gayet güzel. Sosu ve makarnası gayet iyi. Tavisye edilir. Fiyatlar ise tahmin edileceği üzere gayet makul.

Bu arada geçenlerde duyurulan İspanyol merdivenlerinde oturma ve yemek yeme yasağı en çok burayı vurmuş olsa gerek. Zira içeride yemek yiyebileceğiniz alan olmadığı için makarnasını kapan kendini İspanyol merdivenlerine atıyordu. Şimdi durum nasıl acaba, gidenler varsa yorumları yeşillendirsinde biz de bilelim 🙂

POMPI TIRAMISU: Eee İtalyalara kadar gelip Tiramisu yemeden olmaz değil mi ? Tiramisu için Pastificio’nun hemen altında Roma’nın en güzel tiramisusunu yapan arkadaşlar bulunuyor (tramisusu 🙂 )

Resim Alıntıdır !

İspanyol merdivenlerinde makarnanızı yedikten sonra tekrar aynı yolu yürüyüp bu kez tiramisu alarak tekrar gidip oturun merdivenlerde. Küçük karton kutularda verdikleri tatlı muazzam güzel. Kesinlikle buranın da tadına bakmadan geçmeyin : )

PIZZERIA DA BAFFETTO: Gelelim gerçek bir pizza deneyimine. Evet Roma’ya geldiyseniz atlamaya hakkınızın olmadığı bir yer var. Sadece öğlen ve akşam belirli aralıklarla hizmet veren ve onun dışındaki saatlerde kapının duvar olduğu bir mekan. Bafetto amcamız dünyanın en iyi pizzalarını üretmekle övünüyor. Haksız mı ? Bilemiyorum belki önce Napoli’de de pizzanın tadına bakmak lazım ama bu adamlar gerçekten o zamana kadar yediğim en güzel pizzaları yapmışlardı. Neyse daha fazla anlatıp canımızı sıkmayalım, gidince kendiniz bakarsınız tadına artık.

Resim Alıntıdır !

Son olarak birkaç ipucu verecek olursak; Burası yoğun kuyruğun yaşandığı bir yer. Öğlen saat 12:00’de açılıp saat 15:30’da kapanıyor. Akşamları ise biraz daha insaflı diyebiliriz. 18:30’da açılan dükkan 01:00’de kapatıyor. Şimdi kuyruğa takılmamak için açılmasına yarım saat önce gidip beklemeye başlıyoruz. Böylece kuyruk olayını atlıyoruz. Onun dışında eğer mümkünse dışarıda oturun.

Zeytinyağlarının tadına pizzanın üzerine dökerek mutlaka bakın.  Ve son olarak pizzanın üzerine biber atarken dikkatli olun zira 1 gramı bile bazılarını hastanelik edebilir, aman dikkat : )

GRAZIA & GRAZIELLA: Trastevere ‘de gezerken eğer ki ayaklarınıza kara sular inmeye başladıysa hemen minderi buraya atabilirsiniz. Burası gayet güzel ve küçük bir restoran cafe.

Biz pizza ve makarna yedik, pizza güzeldi, makarna yine az haşlanmıştı (Italian Style 🙂 ) ama yemekler güzel. Yemeğin sonunda küçük bir bardak Limoncello’da getiriyorlar. Trastevere bölgesinde tavsiye edilebilir.

GIOLITTI: Roma’ya gelip burada dondurma yemeden olmaz. Tripadvisor’da Türklerin yazdığı gibi, sıra bekleyin, suratsız çalışanlarla muhatap olun ama sonunda o nefis dondurmanın tadı ile her şeyi unutun. Tabi birde ilginç bir uygulamaları var, masaya oturmak parayla. İnsanın aklına Kibar Feyzo’daki “s*çmakda parayla mı” sorusunu sormak geliyor ama merak etmeyin, o ücretsiz 🙂

Velhasıl çeşit çeşit dondurma, fiyatlar makul sayılır. Gidince uğramadan dönmeyin tabi. Birde tavsiye, kahve alıyorsanız, üzerine koydukları kahverengi kremayı biraz insaflı koymalarını isteyin, tıkıyor insanı yahu 🙂

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir