Saraybosna – Ne Yenir?

SAÇ Buregdzinica: Saraybosna’ya geliyorsanız muhtemelen sabah uçuyorsunuzdur. Tabi THY size zorla kahvaltı yaptırıyor ama diğer hava yollarında böyle bir olanak bulunmuyor. Hava da kahvaltı yapmak için bir sürü para ödemek istemiyorsanız size tavsiyem biraz beklemeniz. Hava alanından şehre gelin. Eşyalarınızı yerleştirin, sonra kendinizi hemen Başçarşının girişinde ara bir sokakta bulunan SAÇ Buregdzinica’ya atın.

Resim alıntıdır !

Buregdzinica kelimesi belki biraz zor telaffuz edilebilir ama anlaşılacağı üzere börekçi demek. Yani meşhur Boşnak böreği. Buranın özelliği böreklerin kömür ateşininin, böreklerin bulunduğu metal kapların üzerine ve altına konulmasıyla iki taraflı olarak pişirilmesinden geliyor. Yani tam da Boşnak böreğinin pişirilmesi gerektiği gibi. Lezzeti bir ayrı. İçeriye girin, Türkçe olarak siparişinizi verin. Yanına mutlaka yoğurt ekletmeyi unutmayın. Türkçe olarak sipariş verebiliyorsunuz ama bizim Türklerin bçreğin yanında olmazsa olmazı çay bulunmuyor. Tek eksik yanı da bence bu.

Resim alıntıdır !

Burası Saraybosna’daki en meşhur börekçilerden birisi fakat mekanın içerisi biraz dar. Bu yüzden biraz kalabalık oluyor. Yani masanıza birileri gelip oturmak isterse ters yüzle bakmayın, buyur edin. Bir diğer hatırlatmamız gereken nokta ise doymam fazla söyleyeyim demeyin çünkü böreklerin porsiyonları oldukça büyük, sipariş verirken bunu da göz önünde bulundurun.

PETİCA: Akşam yemeğimizi Petica’da yedik. Burası Cevabdzinica’nın en iyi yapıldığı yerlerden birisiymiş.

Resim alıntıdır !

Tamam en iyi yapıldığı yer ama bu Cevabdzinica ne ola diye soruyorsanız hemen açıklayalım 🙂

Öncelikle siz Cevabdzinica demek zorunda değilsiniz, kısaca Cevabi diyebilirsiniz. Cevabi aslında bizim İnegöl köftesinin bir benzeri. Fakat Balkanlarda et lezzetli olduğu için bu köftenin tadı da haliyle daha güzel. Fakat asıl özelliği sunumda. Bizim tırnak pide ve Tombik pide benzeri bir ekmeğin içine etleri koyarak servis ediyorlar. Etin yağı ekmeğe akıyor. Yanına rendelenmiş soğan ve eğer isterseniz yoğurt ile servis ediliyor. Tadı oldukça güzel fakat yağın yoğun olması nedeniyle alışkın olmayanlar için biraz ağır gelebilir. 1 porsiyon bir insanı rahatlıkla doyurur fakat eğer rekor kırma niyetindeyseniz 1,5 veya 2 porsiyonda sipariş edebilirsiniz. Dediğim gibi Saraybosna’da porsiyonlar biraz büyük, o kadar yedikten sonra yerinizden kalkmak biraz zor olabilir 🙂

Resim alıntıdır !

Bizde ilk akşam yemeğini burada yedik. Yoğun turizm döneminde gittiğinizde yer bulmanız biraz sıkıntılı olabilir. Nitekim biz Nisan ayında gittiğimizde bile burada akşam yemeği için biraz beklemek zorunda kaldık. Sonuçta burası Cevabi Kebabın en iyi yapıldığı yerlerden birisi olarak kabul ediliyor. Diğerlerinden farkı ise ortamı gayet güzel bir restoran görünümünde.

Buregdzinica Bosna: Burası da Boşnak börekleriyle meşhur bir başka yer. Aslında Sac börekçisi ve Petica ile aynı caddede, onlardan biraz daha ileride yer alıyor.

Burada da börekler muazzam. Fiyatlarda herhangi bir farklılık yok. Burada Sac börekçisine göre farklı börek türlerini de bulabiliyorsunuz. Ayrıca biz Türk gezginleri sevindirecek bir haber burada Türk demleme çayı da mevcut. Bu da bizim notumuzun bir kaç puan artmasına neden oluyor tabi hemen. Çay yan tarafta bulunan küçük bir çayhaneden geliyor, onu da belirtelim.

Behar: Behar Bosna’da bulunan otantik cafelerden bir tanesi. Kapının önünde oturabileceğiniz bir kaç masası var. Burayı güzel Türk kahvesi içmek için tercih edebilirsiniz. Tabi dükkan sahibi amca her ne kadar Boşnak kahvesi diye ısrar etse de aslında biz biliyoruz ki o temelinde Türk Kahvesi 🙂 Sonra kendisi de zaten böyle söyleyip, gülümsüyor.

Burayı özel kılan nokta ise burada satılan ardıç suyu. Bosna’da şifa niyetine içilen ve ardıç ağaçlarından düşen küçük toplarla yapılan bu su bir nevi limonata gibi bir içecek. Tadının pek güzel olduğunu söyleyemeyeceğim ama faydasına inanarak tamamını içtik. Sonra ne mi oldu ? Tabi hiç birşey 🙂 Herhalde gelip tek bardak ardıç suyu ile 10 yaş gençleşeceğinize inanmıyorsunuz değil mi 🙂

Resim alıntıdır !

Fiyatlar ise Bosna genelinde olduğu gibi oldukça makul. Bosna’ya uğrayınca Ardıç suyununda bir tadına bakın bence. Sonra içmedim demezsiniz 🙂

Morica Han: Aslında gezilecek yerlerde de bahsettiğimiz üzere burası eski bir han. Fakat zamanla bu özelliğini kaybetmiş ve üst katında bürosu ve iş yerlerinin olduğu, alt katında ise halı, kilim ve benzeri eşyalar satan dükkanların bulunduğu bir yere dönüşmüş. Tabi burada bulunan bir yere özel dikkat çekmek gerekiyor.

Morica Han’da girişte bulunan bir cafe hemen dikkatimizi çekiyor. Duvarlarında kocaman Türk ve Boşnak bayrakları yanyana asılmış. Zaten çalan müziklerin çoğu Türkçe. Müzik dediğime bakmayın ağılıklı olarak ilahi tarzı tasavvuf müzikleri çalıyor.

Burası aynen Süleymaniye’nin daracık sokaklarında muhafazakar gençlerin takıldığı bir cafeye benziyor. Fakat hissettirdiği duygular açısından oldukça güzel. Tarihi bir hanı hissetmek için bence burada mutlaka gidilmesi gereken yerlerden birisi.

Aksaray: Aksaraj yada gerçekten ismini aldığı hali ile Aksaray, Başçarşı’nın tam göbeğinde Sebil’in hemen yanında bulunuyor. Burası küçük bir cafe aslında. Fakat dükkanın değişik yapısı ve konumundan dolayı son derece popüler bir yer. Hani demiştim ya size Başçarşı’nın seslerini dinleyecek bir cafe diye, işte bahsettiğim o yer Aksaray.

Dükkanın şekli havuç dilim baklavaya benziyor 🙂 Bizde manzarayı en iyi görebileceğimiz bu havuç diliminin en ince olan yerine oturduk. En dar kısmına bir kişi zar zor sığıyor. Buraya yerleştikten sonra gün boyunca dışarıdan geçen insanları ve Başçarşının manzarasını izleyebilirsiniz.

Caffe Slastičarna Badem: Bu cafe Saraybosna’nın en meşhur caddesi olan Ferhadiye üzerinde yer alıyor. Tatlı yemek için tercih ettiğimiz yer burası oldu.

Burada Trileçe ve meşhur bir diğer Boşnak tatlısı olan Tufahije yedim. Trileçe bildiğiniz gibi. Memleketinde yapıldığı için tadı gayet yerinde. Tufahije ise biraz tuhaf bir tatlı. Öncelikle elmayı soyup kaynatıyorlar. Sonra şerbetini üzerine koyup biraz krem şanti ile süslüyorlar. Tadı fena değil ama şeker patlaması yaratabilir, dikkat 🙂 Tabi trileçe’yi daha çok tavsiye ediyoruz ama meşhur bir Boşnak tatlısının da tadına bakmak fena olmadı 🙂

Vidikovaç: Burası Saraybosna’ya tepeden bakan bir cafe aslında. Gezilecek yerlerde de anlattığımız gibi gitmek için taksi veya otobüs kullanın. Yok biz genciz, dere tepe vız gelir diyorsanız ise biraz yokuşu göze almalısınız. Tepeye ulaştığınızda ise bu yorgunluğun karşılığını alacaksınız.

Bir Türk kahvesi, yanına da nargile. Burada demleme Türk çayı bulunmuyor ama limonata vs gibi diğer içecekler ve yemek seçenekleri mevcut.

Steak House Bosnian House: En son yemeğimizi burada yedik. Burada söylediğimiz yemekler ortaya karışık bir şekilde geldi. Etlerin tadı güzeldi. Ayrıca meşhur Bosna Soğan dolması gibi özel tatları da burada denedik.

Bana kalırsa bizim dolmamız, heleki Antep, Maraş usulü olanlar çok daha lezzetli. Ama genel olarak yemeklerin tadı yerinde diyebiliriz. Tabi yanında yöresinde yer alan pek çok benzer seçenekte mevcut, dilediğiniz bir tanesini seçebilirsiniz, çok farkı bulunmuyor.

Gradska Trznica City Market: Burası Avrupa’da sürekli gördüğümüz kapalı yerel market yerlerinden birisi. Onlardan farkı ise hiç bir yerden domuz ayağı, kafası sarkmıyor olması 🙂 Yani her şey helal.

Bosna’ya gelirken alınacaklardan listemizdekilerden birisi kurutulmuş et götürmekti. Burada o kadar çok çeşit var ki ne alacağınız konusunda biraz kararsız kalabilirsiniz. Bizim gibi sadece biftek değil, antrikot, bonfile ve pek çok çeşit bulunuyor. Biz biraz kurutulmuş antrikot aldık. Yani tarif edecek olursam, Nusret’te gördüğümüz antrikotlara benziyor. İçinde sadece yağ çizgileri değil, adeta dünya haritası var diyebilirim 🙂 Fiyatlara gelecek olursak ise Türkiye’den 1 kilo alacağınıza buradan 3 kilo alabilirsiniz. Bunun yanı sıra peynir, marmelat, bal gibi pek çok şey de markette farklı esnaflarda mevcut. Gelirken valizinizde biraz boş yer bırakıp, buradan güzelce alışveriş yapabilirsiniz.

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir