Karadeniz Güzeli – Trabzon

(2016) Trabzon uzun zamandır görmeyi istediğimiz şehirlerden birisiydi. Aslında pek çok şehrimiz gibi yerli yabancı turistlerin akın akın gitmesi gereken bir destinasyon fakat Trabzon’a geldiğimizde çok ıssız ve yalnız güzellikler gördük. Tabi yerli turistlerin yaptıklarını gördüğümüzde aman iyi ki böyle kalmış dedik. Bu durumlardan da yazının ilerleyen kısımlarında bahsedeceğiz zaten.

Trabzon için seyahat planımızı mart ayında yaptık. Şehirde tam bir Karadeniz iklimi olduğu için Mart ayı hem sakinliği hemde ileride bahsedeceğim sürprizleri yapma potansiyeli açısından oldukça elverişli bir ay olacaktır. Trabzon’da aslında gezilecek çok sınırlı yer bulunuyor. Ama öyle güzel bir kaç yer var ki, ölmeden önce yapılması gereken şeyler listenize bile girebilir. Bende size bu yazımda zorlama olarak görmeniz gereken yerleri değil, mutlaka gezilmesi gereken bu bir kaç yeri anlatacağım ve yapacağınız seyahat planlaması hakkında ipuçları vereceğim. Diğerlerini ise vaktinizin bolluğuna göre değerlendirebilirsiniz.

Öncelikle ulaşım diyelim. Şimdi seyahatiniz başlamadan yaklaşık 1 ay önce Pegasus web sitesine girip Sabiha Gökçen kalkışlı uçak biletlerini sıralıyorsunuz. Eğer beyaz yakalı hafta içi çalışan kölelerden iseniz cumartesi sabah gidiş, pazar en geç dönüş biletlerini seçerek ilerliyorsunuz. E ne zaman dinleneceğiz diye düşünüyorsanız onu tatilimizin içinde halledeceğiz merak etmeyin 🙂

Evet ödeme ekranında yaklaşık 300 TL gibi bir tutar göreceksiniz merak etmeyin doğru. Hemen yapıştırın gitsin. Bizim ev İstanbul Havalimanına yakın diyorsanız eminim orada da böyle teklifler vardır, yakaladığınızda kaçırmayın yeter.

Uçağa binmek için İstanbul’un karmaşasında koştur koştur havaalanına geldiniz, arabanızı Pegasus Otoparka bırakıp servislerle terminal binasına geçiyorsunuz. Tebrikler İstanbul’dan kurtulup güzel bir haftasonu geçirmek için son aşamayı da başarıyla geçtiniz.

Neyse biraz hızlanalım, uçağınız Trabzon Havaalanına indi ve terminalden çıktınız. Biz toplu taşıma ile ulaşımı tercih ettik ama araba kiralamak en ideal yöntem. Tabi gittiğiniz mevsim ve yol durumunu da göz önüne alın lütfen. Hemen ilk gideceğiniz yer Boztepe olsun. Şimdi detaylara geçelim.

Boztepe: Trabzon’u kuş bakışı gören bu tepe size şehirdeki en güzel manzarayı vadediyor. Hava alanına indiğiniz zaman 15 – 20 TL arasında bir taksi ücreti ile hem şehir merkezine gelmiş hemde buranın yokuşunu tırmanmış olacaksınız. Trabzon’a gelen günün ilk uçağı çok erken saatlerde şehire geldiği için burada sabah kahvaltısı yapmak çok cezbedici bir seçenek olabilir. tabi yanınızda simit poğaça getirmeyi unutmayın.

Trabzon Boztepe Manzara

Çaylar semaverde geliyor. Böylece muazzam bir kahvaltıyı harikulade bir manzaraya karşı garantilemiş oldunuz. Hemde çayın merkezlerinden birinde ilk çayınızı yudumladınız, tebrikler 🙂

Ek Bilgi: Boztepe’de Milli mücadele ve sonrasının kahramanlarından Ali Şükrü Bey’in de mezarı bulunuyor, gitmişken uğramakta fayda var.

IMG_4489

Meydan ve Kahramanmaraş Caddesi: Kahvaltı sonrasında Boztepe’den dolmuşa binerek şehir merkezine ulaştık. Burada etrafı restoranlarla çevrili bir meydan bulunuyor. Trabzon’da yemek yemek için en ideal yerlerden birisi sayılan Köfteci Cemil Usta deniliyor ama burası o kadar fabrikasyon olmuş ki Cemil Usta markası artık A 101’lerde de satılıyor. Bu sebeple sizlere yemek konusunda tadı damağınızda kalacak farklı önerilerim olacak.

Dolmuş’tan indikten sonra biraz meydanda dükkanlara bakıp meşhur Kahramanmaraş Caddesine daldık. Trabzon’da neden bir Kahramanmaraş caddesi olduğuna dair bir sürü hikaye bulunuyor. Ama bu kardeşliğin sahabeler döneminde yapılan fetih hareketlerine kadar dayandığını ve Kurtuluş savaşı neticesinde Trabzon Belediye meclisinin aldığı bir karar neticesinde bu ismin verildiğini söyleyelim. Her ne kadar coğrafyalar farklı olsa da bu iki şehrin tarihi bin seneden fazla süredir sürekli kesişmiş ve neticesinde kardeş şehir ilan edilmişler. Şurada güzel ama hayli uzun bir yazı var, merak edenler varsa okuyabilir.

IMG_4533

Kahramanmaraş caddesinin bir alt sokağında Trabzon yaylalarından gelen peynir, yağ vb ürünleri satan mandıralar, yine yöreye ait özel ürünleri satan kapalı çarşılar bulunuyor. Tabi buralarda yaylalardan gelen tereyağı vs için sezonu tutturmanız gerekiyor. Bizim gibi mart ayında gidip yayla tereyağı istiyorum derseniz bulamazsınız. Onun dışında her daim bir sürü taze ürünü buradan alabilirsiniz.

IMG_4540

Kalkanoğlu Pilavcısı: Trabzon’da 1800’lü yıllarından sonlarından bu yana kaynayan bir kazan Kalkanoğlu pilavcısı. Hikayeye göre Rusya’nın şehri işgali sırasında Ruslara karşı savaşan orduların beslenmesi amacıyla Padişah kendi pilavcısını Trabzon’a yollamış. Ordunun başındaki komutanımız da bu pilavı o kadar beğenmiş ki savaş sonrasında halkın tamamının bu güzel yemekten faydalanmasını isteyip bir  aşevi oluşturmuş. İlerleyen zamanlarda ise Kalkanoğlu Pilav kendi dükkanını açarak bu günlere gelmiş. Dükkandan içeri girdiğinizde sizi kendinizden alan tereyağlı pilav kokusu, harika kuru fasulye enfes. Fiyatlar Trabzon standartlarına göre biraz tuzlu sayılabilir ama karşılığını fazlayıyla veriyor.  Trabzon’a kadar gelmişken kesinlikle uğranılması gereken bir lokanta. Aynı Pilavcının İstanbul Taksim’de de bir şubesi bulunuyor ama burada lezzetler apayrı.

Uzungöl: Yemeklerimizi yedikten sonra geceyi geçireceğimiz yer olan Uzungöl’e doğru yola düştük. Çömlekçi caddesinden Trabzon civarında gitmek istediğiniz her yere dolmuşlar kalkıyor. Uzungöl dolmuşlarına bindik ve yaklaşık 2 saate yakın bir yolculuğun ardından gideceğimiz yere vardık. Uzungöl’e giderken dağların tepelerine yapılmış tek tek evler, orada yaşayan insanların bu hayatı nasıl yaşanabilir kıldığını düşünerek geçiyor. Düşünsenize sabah bir ekmek almak için 250 – 300 metre tepeden inip sonra aynı yolu çıktığınızı. Belki de Karadeniz’de yaşayan insanların bu denli uzun yaşamasının sırrı biraz da burada yatıyordur.

IMG_4618

Uzungöl’e vardığımızda  öncelikle bir sonraki gün seferlerin saatlerini öğreniyoruz. Sonra ise otelimize doğru yola çıkıyoruz. Otelimiz Hüseyin İnan Bungalow evleri . Biz bungalow değil otel kısmını tercih ettik. Hem hizmet hemde rahatlık açısından son derece rahat ettik, kesinlikle tavsiye edebiliriz.

IMG_4640

Sonra ise etrafı kolaçan etmeye çıktık. Herkesin yaptığı gibi gölün etrafında turlayıp bol bol resim çektik. Gölün etrafında hatta gölün içine kadar girmiş olan yapılar her ne kadar canımızı sıksa da ziyaretimizden sonra bu yapıların yıkılması için mahkemeden karar çıkması içimizi birazcık rahatlattı. Tabi sonrasında tekrar gidemediğimiz için son durum nedir bilmiyoruz, bilenler varsa yorumlara yazabilirse öğrenelim. Tabi ki bu karar uygulansa bile gölün etrafının eski haline dönüp dönmeyeceği tamamen meçhul. Gezimiz sonrasında ise otelimize çekildik.

Uzungöl sadece bu alanda yer alan göl ile meşhur bir yer değil, çevresi ile de bir doğa harikası. Etrafta pek çok yayla yer alıyor. Eğer araba kiralamışsanız veya uygun bir araç bulabilirseniz bu yaylalara uğramayı da kesinlikle unutmayın. Otellerde, Uzungöl etrafındaki yaylaları tanıtan çok güzel bir broşür hazırlanmış ve bununla tüm merakınızı giderebilirsiniz.

Ertesi gün kalktığımızda doğanın bize güzel bir sürprizi vardı. Bembeyaz bir güne uyandık. Tatile gittiğimde mutlaka sabah erkenden kalkarak etrafı biraz daha sakinken gezerim ve resim çekerim . Uzungöl’de kar yağınca bir daha gölün etrafında süper kar manzarası altında yürüyüş yaptık ve resimler çektik. Sonrasında ise artık ayrılma vakti gelmişti. Çaycuma seyahat otobüslerine binerek dönüş yoluna geçtik.

Sümela Manastırı: Uzungöl’den döner dönmez hemen Çömlekçi’de bu sefer Sümela – Maçka dolmuşlarına bindik. yaklaşık 1 saat süren yolculuk sonrasında Sümela’ya vardık. Buradan kalkan dolmuşlar sizi Sümela’ya götürüyor sonrasında sizi 2 saat civarında orada bekliyor ve alarak geri dönüyor. Yada bazı seyahat firmalarının Sümela, Hamsiköy ve Zigana turları bulunuyor. Bu turlardan birini kullanarak Hamsiköy’de meşhur sütlaç ve Zigana’da yemekte yiyebilirsiniz fakat uçuş saatini kontrol etmeniz gerekecek.

IMG_5059

Sümela manastırı aslında değerini çok geç anladığımız yapılardan birisi. Türk turistlerin duvarlarını talim tahtası olarak kullanıp aşkını ilan ettiği manastır şimdi restorasyonda ve oldukça uzun sürmesi planlanıyor sanırım. Restorasyon nedeniyle Manastırın içine göremiyorsunuz fakat dışından – Özellikle Sümelaya yaklaşırken Seyir terasından ve manastırın altından güzel kareler yakalayabilirsiniz.

IMG_5108

Geziniz sonrasında ise Sümela girişinde yer alan hediyelik eşyacıdan hediyelik magnetler alabilirsiniz.

IMG_5170

Manastırın alttan manzarası işte aynen böyle, bence ineceğiniz yola değecek

IMG_5204

Buradaki ağaçlar Yüzüklerin Efendisindeki sahneleri aratmayacak türden

Karpi Pide: Trabzon’da tadı damağımızda kalan yerlerden birisi. Aslında Pideyi pek sevmeyiz. Bu sebeple eşimle 1 tane pide söyledik. Fakat yarım saat boyunca ağır ağır ateşte pişen pide bizi çok pişman etti. Bir daha o kadar süre bekleyemeyeceğimiz için avucumuzu yaladık. Hemen internette İstanbulda şubeleri var mı diye kontrol ettik, iyi haber evet Üsküdar’da bir şube var. Fakat yorumlar maalesef hayal kırıklıkları ile dolu. Yine de en kısa sürede mutlaka deneyeceğiz. Eğer halihazırda deneyenler varsa yorum kısmına deneyimlerinizi bırakın.

Bunun dışında Trabzon Merkez Meydan’da bulunan Özgür Şef’i de test etme fırsatım oldu, buradan da lezzetlerin geçer not aldığını söyleyebilirim.

Trabzon’da 2 günlük seyahatimiz sırasında ancak bu kadar yer gezebildik. Vereceğimiz bazı ipuçları ise

  1. Kesinlikle Trabzon Merkez’de kalmayın. Eğer 1 gününün varsa Uzungöl’de, eğer 2 gününüz Birini Uzungöl’de diğerini ise Trabzon yaylalarında geçirebilirsiniz.
  2. Trabzon’a gittiğinizde tüm tanıdıklarınız sizden Tereyağı isteyecektir. Ağustos Eylül aylarında değilseniz, yaylalardan gelen tereyağı bulamazsınız. Bu bilgiyi kullanarak bu işten sıyrılabilirsiniz.
  3. Yemek yiyeceğiniz yerler, Kalkanoğlu ve Karpi. Eğer yuvarlak pide yemek isterseniz Maçka veya Merkez’de Kalkanoğluna çok yakın yerlerde bulunan fırın tarzı yerlerde yiyebilirsiniz.
  4. 1 gününüzü Merkezde bulunan firmalardan bilet alarak Sümela, Hamsiköy turuna ayırabilirsiniz.
  5. Uzungöl’e giderseniz yakınlardaki yaylalara çıkmayı deneyebilirsiniz.

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir